Türkiye Cumhuriyeti

Mainz Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

29 Ekim 2012 Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu Konuşması, 29.10.2012

Sayın Bakan Irene Alt,
RLP Meclis Başkanı Saygıdeğer Vekili Heinz Hermann Schnabel
Saygıdeğer Federal Milletvekili,
RLP ve Saarland Eyalet Parlamentolarının değerli Milletvekilleri,
Saygıdeğer Müsteşarlar,
Saygıdeğer Fahri Konsoloslar,
Saygıdeğer medya mensupları
Değerli Davetliler,
Değerli Hanımefendiler ve Beyefendiler,

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 89. yıldönümünü kutlamak üzere düzenlediğimiz resepsiyona hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Cumhuriyet Bayramımızda sizlerle bir arada bulunmak bizim için onurdur.

Tüm vatandaşlarımızın bayramını tebrik ediyorum.

Aramızda bulunan Alman dostlara bu sevincimize ortak oldukları için teşekkürlerimi sunuyorum.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, istiklal mücadelesi arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi saygı ve rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.

Cumhuriyet bayramlarında yaşadığımız coşku, hem onur duyduğumuz köklü geçmişimiz, hem bugün ve geleceğe yönelik güven duygularımız, hem de milletçe paylaştığımız ortak değerlerle ilgilidir.

Cumhuriyetimiz, Atatürk'ün önderliğinde milletimizin azim ve kararlılığıyla vücut bulmuş büyük bir eserdir.

Bu eser, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak çağdaş dünyada yerini almış, Türkiye istikrar ve güvenlik üreten, refahın, beşeri ilerlemenin, kalıcı istikrarın önünü açacak bir düzenin kurulması yolunda ciddi çabalar harcayan, öncü bir ülke haline gelmiştir.

Türkiye bugün Avrupa’nın en büyük altıncı, dünyanın en büyük on altıncı ekonomisi olarak genç ve yetişmiş işgücüyle ve dinamik yapısıyla bölgesinde ve ötesinde genişleyen bir barış ve refah çemberi kurmayı hedeflemektedir.

Değerli davetliler,
Türkiye ve Almanya ortak değerleri paylaşan, köklü ve güçlü ilişkileri bulunan iki önemli ülkedir.

2012 yılı Türkiye Cumhuriyetinin, görev yaptığımız her iki eyalet ile ilişkilerinin çeşitli alanlarda daha da ilerlediği bir yıl olmuştur.

Sayın Berlin Büyükelçimizin, her iki eyalete yaptığı ziyaretlerde işbirliği ve ilişkilerin daha da ilerletilmesi ele alınmıştır.


Türkiye ve Almanya arasındaki sağlam dostluk bağlarına bu yıl içinde, Bingen ile Anamur, Gaziantep ile Ludwigshafen arasındaki kardeşlik ilişkilerinin resmileşmesi ve Muğla ile Rhein-Nahe- Hünsrück protokolü imzalanması gibi halkalar eklenmiştir. Son olarak Ludwigshafen Yüksekokulu ile Şişli Yüksekokulu arasında da bir işbirliği anlaşması imzalanmıştır.

Ticari ve ekonomik ilişkiler açısından da olumlu gelişmelerin yaşandığı 2011-2012 döneminde, her iki eyaletten işadamları heyetleri ülkemizi ziyaret etmiş, RLP ve Saarland’ın ülkemizle toplam yıllık ticaret hacmi, ülkemizin orta ölçekli pek çok ülke ile olan ticaret hacminin üzerine çıkmıştır.

Yıl içinde ülkelerimiz arasındaki fevkalade bağların asli unsurlarından birini teşkil eden Almanya’daki Türk toplumu çok sayıda sosyal ve kültürel etkinlik düzenlemiş, Alman makamlarının da katıldığı bu etkinliklerde hep bir araya gelme imkânımız olmuştur.

Türk- Alman ilişkilerin daha da ileriye götürülmesine katkıda bulunan tüm dostlarımızı kutluyorum. Bu çalışmaları Başkonsolosluk olarak imkânlarımız çerçevesinde desteklemeye devam edeceğimizi bilmenizi istiyorum.

Saygıdeğer konuklar,

Almanya’nın sosyal ve ekonomik yaşamda yerini çoktan almış bulunan Türk toplumu aynı zamanda Almanya’nın zenginliği, sevincinin ve kederinin ortağıdır.

“Entegrasyon” olarak tabir edilen ve bizim “katılım” olarak anladığımız kavram temelinde daha fazla ilerleme kaydedilmesi gereken alanlar vardır. Bu alanlarda ise madalyon iki taraflıdır.

Göçmen toplumların davranış paterni kadar, yani kabul edilecekler kadar, kabul edeceklerin davranış paternlerinin de önem taşıdığının, yani uyumun çift taraflı bir konu olduğunun daha fazla telaffuz edilmeye başlanmış olması da sevindiricidir.

Bu bağlamda, eyaletimizdeki makamların çifte vatandaşlık önündeki engellerin kaldırılmasının katılımı teşvik edeceği yönündeki açıklamaları da memnuniyet uyandırmaktadır.

Bu noktada, Türklerin içinde yaşadığı topluma katılımları konusunda teşvik edilmeleri ve desteklenmelerinde, ayrıca kültür, eğitim, dil ve inançlarını yaşama ve öğrenmeleri adına gösterilen yakın ilgi ve sarf etmiş oldukları çabalar nedeniyle Eyalet makamlarına teşekkür ediyor, bu çalışmaları yürüten görevli veya gönüllü tüm kişi ve kurumlara şükranlarımı sunuyorum.

Bu düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyor, gönüllerinizdeki yıldızların, kalplerinizdeki hilallerin coşkusunun hiç eksik olmaması dileğiyle Bayramınızı tekrar kutluyorum.

Dinlediğiniz için teşekkür ediyor, şimdi sözü bizim için önemli olan günlerde bizi hiç yalnız bırakmayan değerli Bakan Bayan Irene Alt’a bırakmak istiyorum.