Türkiye Cumhuriyeti

Mainz Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Homburg Türk Veliler Birliği 10. yıl Kutlaması, 26.03.2011

Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Karl Heinz Schöner
Saygıdeğer Milletvekilleri,
Homburg Türk Veliler Derneği’nin değerli mensupları,
Sevgili Veliler, Sevgili öğretmenler.

Türk Veliler Birliği Derneği’ nin 10. yıl kutlamasında, burada bulunmaktan duyduğum memnuniyeti dile getirmek istiyorum.

Temennim aktif olduğunu gözlediğim bu derneğin çok daha uzun yıllar faaliyet göstermesi yönündedir.

Eğitim ve kültürel faaliyetleri temel hedef seçmiş derneklerin varlığının desteklenmesinin Almanya için de önem taşıdığını düşünmekteyim.

Bugün, Almanya’ da sayısı 3 milyona yaklaşmış Türk toplumu mensubu, buradaki eğitim sistemi ve mevcut eğitim imkânları konusunda elbette ki okul idarelerinden bilgi edinebilmektedirler,

fakat dernekler bu konularla ilgili bilgileri sürekli güncelledikleri ve velilerle sıkı bir iletişimde oldukları için, derneklerin varlıkları kilit önemdedir.

Bu bağlamda, derneğin 10 yıldır faaliyet göstermesi çok sevindiricidir.

Tabiatıyla, eğitimin toplumsal ve bireysel düzeyde önemi konusunda ne kadar çok söz söylense kâfi değildir.

Çocuklarımızı doğru şekilde yönlendirmek konusunda özellikle anne babalar başta olmak üzere hepimize önemli görevler düşmektedir.

Öncelikli hedefimiz, evlatlarımızın kariyer tercihlerini üniversite veya meslek eğitiminden hangisi için kullanırlarsa kullansınlar, çocuklarımızı desteklemek olmalıdır.

Elbette ki gönlümüzden geçen, şu anda üniversiteye giden 30 bin civarındaki oranındaki Türk gençlerinin sayısının artmasıdır, fakat gençlerimiz meslek eğitimi almak istiyorlarsa onu da desteklemeyiz.

Önemli olan, bu konularda çocuklarımızı ve ailelerine yeterince bilgi sunmak ve onları motive etmek olmalıdır.

Çocuklarımız başarı hedeflerlerini yüksek tuttukları müddetçe karşılaştıkları sıkıntıları aşma konusunda o kadar rahat olacaklardır.

Diğer yandan, Sevgili gençlerimizin, çocukluklarından bu yana iki dilli olarak yetişmeleri hem kendi gelecekleri hem de Almanya adına büyük avantajdır.

Gençlerimiz ancak her iki dile de iyice hâkim olmaları sayesinde bu avantajı kullanabilirler.

Bu yüzden ebeveynleri çocuklarını okullarda verilen anadil derslerine göndermeyi ihmal etmemeleri konusunda uyarmaya devam etmemiz gerekmektedir.

Anadilin iyi öğrenilmesinin, diğer dilleri öğrenmedeki katkısı konusunda bilim adamları ve eğitmenler mutabıklardır. Türkçe ve Almanca dil öğrenimi birbirlerine alternatif değil, tamamlayıcı süreçlerdir.

Bu düşüncelerle, derneğin 10. Yılını tekrar kutlar, çalışmalarında başarılar diler, burada hazır bulunan tüm katılımcılara sevgi ve saygılarımı sunarım.