Türkiye Cumhuriyeti

Mainz Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

İHK Rhein-Hessen Türkiye Günü, 17.03.2011

Böyle seçkin bir topluluğa hitap etme fırsatını bana tanıdığı için IHK Rheinhessen’e, Sayın Başkan Harald Augter ve Sayın Richard Patzke’ ye teşekkür ediyorum. Bu organizasyonun düzenlenmesi, IHK’nın iki ülke arasındaki ilişkileri daha da ilerletme idaresi adına somut bir göstergedir.

Burada bulunan siz katılımcılara da ayrıca teşekkür ediyorum. Buradaki mevcudiyetiniz ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde de hızla ilerlemeye devam edeceğinin belirtisi.

Birçoğunuzun Türkiye’yi yakından tanıdığını, ekonomik, siyasi, kültürel ve ticari anlamda vaat ettiği imkânları da bildiğini düşünüyorum. Almanya da Türkiye açısından çok önemlidir. Ülkelerimiz arasında köklü bir geçmişe, yakın dostluğa ve müttefikliğe dayanan ilişkiler hızla ilerlemeye devam etmektedir.

2010 yılında Almanya’dan ülkemize Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişleri Bakanı (2 defa) ve içişleri Bakanı düzeyinde ziyaretler gerçekleştirilmiştir. Bu sene Başbakanımız Hannover’deki Cebit fuarını Başbakan Merkel ile birlikte açmıştır.

Hızla büyümeye devam eden ilişkilerin vazgeçilmez unsurlarından biri de her iki ülkede faaliyet gösteren Türk ve Alman işadamları olan sizlersiniz. Sizler, “birleştiren”, “zenginleştiren” ve “geçmişe değil geleceğe bakan bir anlayışla faaliyetlerinizi yürütmekte, iki ülke arasındaki köprüleri geliştirmekte ve sağlamlaştırmaktasınız.

Türk ve Alman işadamları tabiri kullandım ama özellikle belirtmek isterim ki, ülkemizdeki yatırım mevzuatı ve iş kültürümüz açısından yatırımcının kökeninin pek önemi kalmamıştır. Bu durum iş yapmayı kolaylaştırmıştır.

Ben bu buluşmamızda biraz bugünden, biraz da gelecekten bahsederek, Türkiye’nin yatırımcılar için neden cazip bir ülke olduğunu anlatmak istiyorum.

Bugünkü tabloya baktığımızda, Almanya’ nın ülkemizin en büyük Avrupalı ticaret ortağı olduğunu görürüz. 2010 sonu itibariyle ülkemizde yaklaşık 4.400 Alman sermayesine sahip firma faaliyet göstermektedir. Türk firmalarının Almanya’daki yatırımları ise, ağırlıklı olarak Almanya’da yerleşik Türk vatandaşlarının bu ülkede sahip oldukları küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşmaktadır.Bu firmaların sayısı 70.000’e ulaşmıştır. Söz konusu işletmeler, yaklaşık 30 milyar avro tutarında iş hacmine sahip olup, 9 milyar avroya yakın yatırımla yaklaşık 350.000 kişiye istihdam imkânı sağlamaktadır.

Bu çerçevede, Almanya’da yaşayan ve yaklaşık 700 bini Alman vatandaşı olan 3 milyona yakın Türk ve her yıl Türkiye’yi ziyaret eden 4,5 milyon Alman vatandaşı ile Antalya gibi sahil kentlerimize yerleşen 70 bin Alman hemşerimiz ülkelerimizi birbirine sımsıkı kenetlemektedir.

Konuşmamın bundan sonraki bölümünde Türkiye’de yatırım yapmak için 10 neden sıralamak istiyorum.

Birinci neden BAŞARILI EKONOMİ'dir.

Türk ekonomisi son on yılda bir başarı öyküsü olmuştur. Hâlihazırda dünyanın en büyük 16. ekonomisi ve AB bölgesindeki sıralamada en büyük 6. ekonomidir. Reel GSYİH büyüme hızıyla 2011-2017’de OECD üyesi ülkeler arasında en hızlı büyüyen ekonomi olması beklenmektedir. Küresel ekonomik kriz başarıyla atlatılmıştır.

İkinci neden 73 milyonluk NÜFUS'tur. Bu nüfusun 25 milyonu genç, eğitimli, dinamik ve yaş ortalaması 29'dur. Bu da üçüncü neden olan NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ’nü beraberinde getirir.

Dördüncü neden LİBERAL VE YENİLİKLERE AÇIK YATIRIM ORTAMI’ dır. Bu ortamın belirgin özelliklerini dinamik fakat aynı zamanda olgun bir özel sektör, güçlü bir sanayi ve hizmet kültürü ve son derece rekabetçi yatırım koşulları olarak özetleyebiliriz.

Beşinci neden ULAŞIMla ilgilidir. Telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde yeni ve gelişmiş teknik altyapı mevcuttur. Abone sayısı bakımından Avrupa’nın üçüncü büyük GSM operatörü olan Turkcell, yılda 400 milyon doları aşan alt yapı ve teknoloji yatırımı yaparak dokuz ay içinde Avrupa’nın en büyük GSM operatörü olmayı hedeflediğini Cebit fuarında açıklamıştır.

6. neden Türkiye'nin MERKEZİ konumudur. Türkiye Doğu-Batı ve Kuzey-Güney arasında doğal bir köprü işlevi görmektedir.

7. neden Türkiye’ nin AVRUPA’NIN ENERJİ KORİDORU VE TERMİNALİ olarak hizmet vermesidir.

8. neden DÜŞÜK VERGİLER VE TEŞVİK OLANAKLARI’ dır. Pek çok bölgesel ve sektörel teşvik mevcuttur. Bunların ayrıntısına burada girmem olanaksız, fakat sorularınız olduğunda başkonsolosluğumuz bilgi verme ve yönlendirmeye her zaman hazırdır.

9. Neden AB İLE 1996'DAN BU YANA GÜMRÜK BİRLİĞİ’dir

Türkiye’ nin Gümrük Birliği’ nin yanı sıra 16 ülke ile Serbest Ticaret Anlaşması mevcut. Ayrıca üzerinde çalışılmakta olan yeni Serbest Ticaret Anlaşmaları da var.

10. neden BÜYÜK İÇ PAZAR

73 milyonluk nüfusun zaten büyük bir iç Pazar teşkil ettiği belli. Ama ben yine de iki sene önceki bazı rakamlardan söz etmek istiyorum.

2002-2009 arasında 4 milyondan 30 milyona ulaşan internet kullanıcısı sayısı

2002-2009 arasında 16 milyondan 44,4 milyona ulaşan kredi kartı kullanıcısı sayısı

2002-2009 arasında 33 milyondan 85 milyona yükselen hava yolu yolcusu sayısı

Türkiye’nin son dönemde yakaladığı dinamizmi bu veriler ortaya koymaktadır. Bu dinamik sürecin yakın bir gelecekte Türkiye’yi nerelere taşıyacağı üzerinde de durmamız gerekiyor.

Türkiye geniş Avrasya coğrafyasında, barış, huzur, istikrar ve refahın arttırılmasını hedefleyen bir dış politika izlemektedir. Stratejik tercihimiz Avrupa Birliği’dir. Tam üyelik vizyonumuz devam etmektedir.

Ekonomisi, Gümrük Birliği sayesinde Avrupa’yla çoktan bütünleşmiştir. Ancak Türkiye şirketleriyle, girişimcileriyle, aynı zamanda Ortadoğu’dadır, Kafkasya’dadır, Rusya’dadır, Körfez’dedir. Afrika’ya ve Latin Amerika’ya açılmaktadır. Bu coğrafyalarla kültürel, diplomatik, fiziki, insani köprüler kurulmuştur.

Çok sayıda ülkeyle vizelerin kaldırılması bu köprülerin önümüzdeki 10 senelik dönemde daha da sağlamlaşacağını, böylece Türkiye’nin Avrupa’daki dostlarımız açısından daha da değerli hale geleceğini gösterir. Dolayısıyla Türkiye’yi düşünürken 10 sene sonrasının Türkiye’ sini düşünmek gerekmektedir. Bugün dünyanın 16. Büyük ekonomisi olan Türkiye 2023 ‘te ilk 10 ‘a girmeyi hedeflemektedir. Avrupa, Avrasya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki 1,5 milyar müşteriye kolay erişim imkânı sunmaktadır.

Dileğim sizlerin de bu imkândan yararlanmanızdır.